rain or shine

thomcurse:

When orthodox Jews joined with Palestinian youths throwing stones at Israeli police

thomcurse:

When orthodox Jews joined with Palestinian youths throwing stones at Israeli police

1,928 notes link

politics-war:

Palestinian students peer into the doorway as they look at a large pool of blood on the floor at a United Nations school in Gaza.The shooting took place Tuesday, June 1, 2004.Two students, ten years old, were critically wounded by Israeli forces while attending class a shortime earlier.  
Where is There moment of silent ?

politics-war:

Palestinian students peer into the doorway as they look at a large pool of blood on the floor at a United Nations school in Gaza.The shooting took place Tuesday, June 1, 2004.Two students, ten years old, were critically wounded by Israeli forces while attending class a shortime earlier.  

Where is There moment of silent ?

593 notes link

- April 21 -

Kral Edward .  Ülkesini ve Krallığını sevdiği tek kadın Wallis Simpson için bırakan, ailesinden çok farklı olan, insanlara ‘’gülümseyebilen’’ kral.
Edward ve Wallis‘in Türkiye’ye Mustafa Kemal Atatürk ile tanışmaya geldiklerinde Edward’ın İstanbul’da üstsüz fotoğrafının çekilmesi sonucu İngiltere’de büyük olay olması ve geri döndüklerinde başrahibin Edward’a ” Sen kralsın! hangi kralın üstsüz fotoğrafı var! ” diyerek azarlaması ve bu üstsüz fotoğrafın modernlikle alakası olup olmadığının uzun bir süre İngiltere’de tartışılması. Bu olay inanılmaz ilgimi çekti. Anlaşılan İstanbul’u gören Edward o sıcaklarda dayanamayıp denizdi kumsaldı derken kendisini küçük bir teknede bulmuş. O ortamı  İngiltere’nin soğuk ve kapalı havasında bulamadığından kendisini ipleri çözülmüş danalara benzetebiliriz . Ha bu arada Türk paparazzilerimizin inanılmaz performansı tekrardan karşımıza çıkıyor. Evet, olay oldukça ironik. İstanbul Edward’a iyi gelmiş. 
Ciddi olursak gerçek aşk diye buna derim ben. Tabi şöyle bir durum çıkıyor karşımıza, olay bu şekilde yıllardan yıllara aktarılmış. İngiliz hanedanı bu boru değil ! olayın arka perdesi var mı yok mu bilemeyiz. Hangi kral tahtını sevdiği kadın için bırakır ki? hele o kral ”İngiliz” ise! 
Hikâyenin sonunda Edward nişanını kardeşine veriyor ve Edwadr ve Wallis Windsor’ın dük ve düşesi olarak hayatlarına devam ediyorlar. Wallis’i İngiliz hanedanı hiç sevmiyor Sonradan Edward’ın kardeşi Kral George ve Edward’ın annesi öldüğünde tahta Kral George’un kızı Elizabeth geçince Wallis ve Edward Elizabeth’le görüşüyorlar ve Elizabeth Wallis’i çok beğeniyor hatta ” amca çok şanslısın harika bir eşin var! ” dediği söyleniyor. Ama Wallis hayatında bir kere Buckingham sarayına giriyor. Edward’ın cenazesinde. 
Edward öldükten sonra Wallis tek kalıyor doğal olarak. Birde Wallis mücevherlere bayılırmış. Resimlerde dikkat ederseniz inanılmaz mücevherler takar ve giyim tarzı inanılmaz zarif ve çekicidir. Tarzıyla o yılların yani Coco Chanel yıllarının en parlak öncülerinden oluyor. 
” Ben diğer kadınlar gibi güzel değilim bu yüzden çok güzel giyinerek arayı kapatmam gerekiyor ” 
 
Ve ve ve Madonna’nın yönetmen koltuğuna oturduğu ilk filminin Wallis ve Edward’ı anlattığını öğrendim. Madonna Amerikalı olmasına rağmen çok etkilenmiş olmalı. Birilerinin bu hikayeyi değerlendirmesine sevindim. Filmin ismi W/E oyuncu kadrosu çok iyi yapım yılı 2011. Şimdiden iyi seyirler .. 

Kral Edward .
 Ülkesini ve Krallığını sevdiği tek kadın Wallis Simpson için bırakan, ailesinden çok farklı olan, insanlara ‘’gülümseyebilen’’ kral.

Edward ve Wallis‘in Türkiye’ye Mustafa Kemal Atatürk ile tanışmaya geldiklerinde Edward’ın İstanbul’da üstsüz fotoğrafının çekilmesi sonucu İngiltere’de büyük olay olması ve geri döndüklerinde başrahibin Edward’a ” Sen kralsın! hangi kralın üstsüz fotoğrafı var! ” diyerek azarlaması ve bu üstsüz fotoğrafın modernlikle alakası olup olmadığının uzun bir süre İngiltere’de tartışılması. Bu olay inanılmaz ilgimi çekti. Anlaşılan İstanbul’u gören Edward o sıcaklarda dayanamayıp denizdi kumsaldı derken kendisini küçük bir teknede bulmuş. O ortamı  İngiltere’nin soğuk ve kapalı havasında bulamadığından kendisini ipleri çözülmüş danalara benzetebiliriz . Ha bu arada Türk paparazzilerimizin inanılmaz performansı tekrardan karşımıza çıkıyor. Evet, olay oldukça ironik. İstanbul Edward’a iyi gelmiş. 

Ciddi olursak gerçek aşk diye buna derim ben. Tabi şöyle bir durum çıkıyor karşımıza, olay bu şekilde yıllardan yıllara aktarılmış. İngiliz hanedanı bu boru değil ! olayın arka perdesi var mı yok mu bilemeyiz. Hangi kral tahtını sevdiği kadın için bırakır ki? hele o kral ”İngiliz” ise! 

Hikâyenin sonunda Edward nişanını kardeşine veriyor ve Edwadr ve Wallis Windsor’ın dük ve düşesi olarak hayatlarına devam ediyorlar. Wallis’i İngiliz hanedanı hiç sevmiyor Sonradan Edward’ın kardeşi Kral George ve Edward’ın annesi öldüğünde tahta Kral George’un kızı Elizabeth geçince Wallis ve Edward Elizabeth’le görüşüyorlar ve Elizabeth Wallis’i çok beğeniyor hatta ” amca çok şanslısın harika bir eşin var! ” dediği söyleniyor. Ama Wallis hayatında bir kere Buckingham sarayına giriyor. Edward’ın cenazesinde. 

Edward öldükten sonra Wallis tek kalıyor doğal olarak. Birde Wallis mücevherlere bayılırmış. Resimlerde dikkat ederseniz inanılmaz mücevherler takar ve giyim tarzı inanılmaz zarif ve çekicidir. Tarzıyla o yılların yani Coco Chanel yıllarının en parlak öncülerinden oluyor. 

” Ben diğer kadınlar gibi güzel değilim bu yüzden çok güzel giyinerek arayı kapatmam gerekiyor ” 

 

Ve ve ve Madonna’nın yönetmen koltuğuna oturduğu ilk filminin Wallis ve Edward’ı anlattığını öğrendim. Madonna Amerikalı olmasına rağmen çok etkilenmiş olmalı. Birilerinin bu hikayeyi değerlendirmesine sevindim. Filmin ismi W/E oyuncu kadrosu çok iyi yapım yılı 2011. Şimdiden iyi seyirler .. 

link

- March 6 -

kolaydegil:

Hiçbirimiz eşit değiliz. Ne doğuştan ne sonradan. Tek yapabileceğimiz onların mayına bastıktan sonra 2 bacaktan birini kurtarmalarını dilemek, ya da Amerikan askerleri tarafından tecavüze uğradıklarında hamile kalmamaları için dua etmek. 
Düzenini siksinler dünya!

kolaydegil:

Hiçbirimiz eşit değiliz. Ne doğuştan ne sonradan. Tek yapabileceğimiz onların mayına bastıktan sonra 2 bacaktan birini kurtarmalarını dilemek, ya da Amerikan askerleri tarafından tecavüze uğradıklarında hamile kalmamaları için dua etmek. 

Düzenini siksinler dünya!

12 notes link
[Flash 10 is required to watch video]

(Source: philphys)


6 notes link
[Flash 9 is required to listen to audio.]

uzunc:

Göl kenarında yaşayan bir kaplumbağa sürekli çevresindeki kuşları izler onlara imrenirmiş. zamanla bu kuşlarla arkadaş olmuş ve onlarla hislerini paylaşmış. 
Küçük kaplumbağa gölün diğer tarafına gitmek istiyormuş ama kendi gidecek olsa bir ömür sürermiş bu gezi. “keşke sizin gibi uçabilseydim” demiş kaplumbağa. Kuşlarsa bu dileğini yerine getirmek istemişler. “uçabilirsin” demişler kaplumbağaya. “kaplumbağalar da uçar.” 
Bir dal almış iki kuş. İki yandan tutacaklar ve kaplumbağayı karşıya geçireceklermiş. “tek yapman gereken dalı sıkıca ısırmak demişler.” ısırmış kaplumbağa. Yükselmiş yükselmişler. Uçmuş uçmuşlar. Kaplumbağa korkmuş yükseklerden. Heyecanla bağıracağı an çenesi açılmış. Suya düşmüş kaplumbağa. Ait olduğu yere. Kendi yavaş, imkansız hayatına.

(via uzuncteyze)

13 notes link
older
Archives RSS